Haber

Refah Partisi’nden Bekin Yine: “Avrupa’da Demokrasi, Özgürlük ve Hoşgörü Çürümeye Dönüyor ve Ölüyor”

Refah Partisi Yeniden Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, “İsveç’teki Türkiye Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim’in yakılması, demokrasinin, özgürlüğün ve özgürlüğün temel direği olan sözde modern dinamiğin bir kez daha ortaya çıktığını göstermiştir. Avrupa’da hoşgörü çürümeye dönüştü ve artık ölüyor.” dedi.

Refah Partisi Yeniden Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Stockholm’deki Türkiye Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim’in yakılmasını ‘ifade özgürlüğü’ olarak savunan İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström’e tepki gösterdi. Bekin yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi:

“BATI UYGARLIĞININ GERİ DÖNDÜĞÜNÜN DELİLİ”

“Kur’an-ı Kerim’in yakılması ise ifade özgürlüğü ile örtüşmeyen, inanç özgürlüğüne saldırı, kin ve şiddet içeren bir harekettir ve bunu engellemeye çalışmanın hiçbir şekilde izahı yoktur. Köktendinci bir yaklaşımla, ifade özgürlüğü adı altında fanatik ‘Beyaz Üstünlükçü’. ifade özgürlüğü adına bir fikir anlayışıyla bağnaz aktivistlere göz yumulmaya çalışılmış, bir bakıma Batı medeniyet anlayışının yanlış ve tutarsız gidişatı ve anlayışı bir kez daha ortaya çıkmıştır.

“İSVEÇ TRAJEDİSİ İLK VE SON DEĞİL”

Batı, komünizmi küresel barış için en büyük tehdit olarak görürken, 26 Aralık 1991’de komünizmin çökmesiyle bu kez İslam’ın en büyük tehdit olarak belirlenmesi, yeni Babil Kulesi’ni inşa etmekle eşdeğer bir tavrı ortaya koydu. Bu yaklaşımın bir sonucu olarak ortaya çıkan geniş bir hoşgörüsüzlük ölçeğinde ifade edilen İslamofobi veya İslamofobi, İsveç’teki trajedinin ne ilk ne de son örneği olmalıdır.

“AVRUPA İSLAMFOBİ SINAVINDA”

Aşırı sağcı Katı Yön Partisi lideri Rasmus Paludan’ın Stockholm’deki Türkiye Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yakmasını düşünce özgürlüğü bağlamında değerlendiren İsveç makamları, eylem karşısında aynı hoşgörüyle hareket etti. örneğin Kuran yerine başka bir kutsal kitabı yakmak. Bunu yapma ihtimallerinin düşük olduğu vurgulanmalıdır. Bugün İslamofobi anlayışı en zor haliyle Kıta Avrupası’nın kritik sınavıdır. Bu anlamda ortaya çıkan yabancı düşmanlığı ve farklı dinlere karşı hoşgörüsüzlük anlayışı maalesef mezhepsel ve etnik farklılıkları ortada tutan bir zenginlik bedeli olarak değil, daha çok dışlayıcı, farklılaştırıcı ve ayrımcılığa yol açabilecek tehlikeli taraftaki gelişmeler olarak görülmektedir. yeni arızalar. mümkün.”

kulu-haber.xyz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu